Portala Dön Okey Oyna Galeri Şarkı Sözü Sohbet Şiirler Rüya Tabiri Müzik Dinle İletişim


Cevapla  Konu Gönder 
St. Pauli
Yazar Mesaj
Slipknot
Forum Yöneticisi
******


Mesajlar: 148
Grup Forum Yöneticisi
Katılım: Jun 2008
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 0
Cinsiyet: Bay
Takım: G.Saray
Mesaj: #1
St. Pauli

Viva St. Pauli!
St. Pauli, Hamburg'un hemen dışında bir banliyö semti. Bu semtin üçüncü ligde mücadele eden takımının Alman federasyon kupası yarı finaline kadar yükselmesini sağlayan ise sürekli şarkılar söyleyen, korsan bayrakları sallayan, orak çekiçli pankartlar açan, ırkçılığı, ayrımcılığı her zaman lanetleyen, ellerinde bira bardakları ile kol kola girmiş taraftarları...



15 Mayıs 1910 yılında Hamburg'da kurulan kulüp, kahverengi-beyaz renkleriyle köklü bir geçmişe sahip.
tüm tarihi boyunca inişli-çıkışlı bir grafik sergileyen ve her zaman güçlü Hamburg takımının gölgesinde kalan St. Pauli, Bundesliga'da bir asansör takımı olmaktan öteye gidemedi. Bundesliga'dan en son düştükleri 02-03 sezonu, kulüp tarihlerinin en zor dönemlerinden birinin de başlangıcı oldu. Takımın, Bundesliga'dan düşüşü kulübü büyük bir mali krizin eşiğine getirdi. Kriz nedeniyle 04-05 sezonunda kulüp, 3. Lig'den mahalli lige düşmeme mücadelesi veriyordu.

Peki ama yaklaşık 100 yıllık tarihinde futbolun altın sayfalarında yer alacak sportif bir başarısı olmayan bu takımın önemi nereden kaynaklanıyor?
Cevap çok basit; St. Pauliler'den, yani taraftarından. Türk spor basınında farklı bir tavrı temsil eden Tanıl Bora da Birikim dergisinin İnternet sitesinde St. Pauli için benzer bir yorumu yapıyor: "1910 doğumlu kulübü kült yapan, müthiş başarıları değil, futbolu sevme ve 'yorumlama' biçimiyle oluşturduğu bu kendine özgü kültürüdür."

Takımın durumu ne olursa olsun hiç susmayan, sürekli şarkılar söyleyen, korsan bayrakları sallayan, orak çekiçli pankartlar açan, ırkçılığı, ayrımcılığı her zaman lanetleyen, ellerinde bira bardakları, kol kola girmiş taraftarları St. Pauli'yi Almanya'da her takımdan farklı kılıyor. Deniz Barış'ın golüyle Bundesliga'ya yükselen St. Pauli'nin 01-02 sezonu öncesi satışa çıkardığı 10 bin kombine biletin, sadece 27 dakika gibi kısa bir zamanda tükenmesi pek çok kulübün gıptayla baktığı bir rekor olarak kayda geçebilir.

Bu kadar hareketli bir bölgenin taraftarı da kolayca tahmin edilebileceği gibi son derece renkli ve "farklı" bir portre çiziyor. St. Pauli'nin farklı insanlarının takımlarına sahip çıkmalarının sebebi olarak, 80'lerin sonunda yaşanan bir olay gösterilir: "İşgal edilmiş boş evlerden birinde yaşayan St. Pauli kalecisi Volker Ippig, insanlara yardım etmek ve gerillalara destek vermek amacıyla takımını bırakır ve Nikaragua'ya gider. Bir yıl sonra da kulübe döner ve tekrar kaleye geçer." Ondan sonra bölgeye hâkim sol ve anarşist hava, takımın 19 bin kapasiteli stadyumu Millerntor'u da etkisi altına alır.

Tribünlerdeki havayı anlatmak için Werder Bremen'de forma giyen Hırvat milli futbolcu Ivan Klasnic'in, Alman spor dergisi Kicker'e çeyrek final maçı öncesi verdiği demece bakmak gerekiyor: "St. Pauli özel bir kulüp. Taraftarlara bakın, yeter. İşsizden banka müdürüne kadar, herkes yan yana. Millerntor'da ilişkiler, aile gibidir. 2001'de Bremen'e geldiğimde, St. Pauli'yi gözlerimde yaşlarla terk etmiştim. Bir gün geri döner miyim, bilmiyorum. St. Pauli'nin bir sonraki sene hangi ligde olacağını hiçbir zaman bilemezsiniz ki! Fakat kararım karar; yeter ki bir derece yapılabilirliği olsun, bu kulüp için tekrar oynayacağım. Çünkü St. Pauli mitosu beni de bırakmıyor bir türlü."

St. Pauli'nin "Sağa Karşı Olun" sloganıyla başlattığı ırkçılık karşıtı kampanya, sosyal sorumluluk bilinci açısından son derece güzel bir örnek. 1992 Aralık ayında başlatılan antifaşist kampanyaya bütün Bundesliga takımları da destek vermişti. Kampanya çerçevesinde Bundesliga'daki bütün futbolcular, "Benim dostum bir yabancı" yazılı tişörtler giyerek sahaya çıkmışlardı.
St. Pauli bünyesinde başta Türkler olmak üzere çok sayıda farklı etnik kökenden oyuncu var. Kulübün altyapısındaki Türk kökenli futbolcuların sayısı 80'in üzerinde. Bugün Fenerbahçe forması giyen Deniz Barış ve Vestell Manisasporlu Uğur İnceman'ın da St. Pauli kökenli olduklarını hatırlatmak gerek. Solingen Faciası'ndan sonra St. Pauli takımının sahaya çıkarken açtığı dev Türkçe pankart da takımın duruşunu yansıtıyor: "Faşistleri .... edin, biz hepimiz kardeşiz!"
Takımın sık sık Küba'ya gittiğini ve orada yardım kampanyaları düzenlediğini belirtmek de sosyal bilinci vurgulamak açısından önemli.

St. Pauli için içelim!
2003 yılı başında krizin kulübün her noktasında hissedildiği dönemde, Corny Littmann, 25 yıl tribünlerden desteklediği kulübe başkan seçildi. Tiyatro yöneticisi Littmann, belki de dünyanın eşcinsel olduğunu saklamayan tek kulüp başkanı. Göreve geldikten hemen sonra kulübü içinden düştüğü bataktan kurtarmak için kolları sıvadı ve bu çabasında da yaratıcı taraftarlarına güvendi. Takım, 3. lig'de kümede kalma mücadelesi verirken, St. Pauli taraftarları da kulübün içinde bulunduğu zor durumdan kurtulması için Almanya çapında "St. Pauli'yi kurtaralım" yardım kampanyasını başlattılar. Bu kampanya kapsamında üzerinde "Retter", yani kurtarıcı yazan tişörtler peynir ekmek gibi satıldı. 140 binden fazla tişört satılırken, 900 bin avro'nun üzerine gelir elde edildi. Kulübe ait Hamburg'daki Gençlik Merkezi'nin satışında da 720 bin avro gelir sağlandı. Bu arada yardımseverler de boş durmadı ve kulüp için 200 bin avronun üzerinde nakit bağış yapıldı. Bu furyada bölgeye has girişimler de oldu: "St. Pauli için içelim" bağış kampanyası, hem iyi bir gelir kaynağı oldu, hem de taraftarları daha da neşelendi!

St. Pauli şu anda ölüm-kalım savaşını başarıyla atlatmış durumda. Alman 3. liginde kuzey grubunda mücadele ediyor. Zirve yarışından kopsa da, hâlâ neşeli kalabalıklar önünde topunu oynuyor.

Alman federasyon kupası yarı final maçını merak edenler için: Tabela 3-0 Bavyeralılar'ı galip gösteriyor. Ama 90 dakika bağıran tribünler önünde kahverengi-beyazlılar çılgınlar gibi mücadele ettiler, sayısız gol kaçırdılar ve bir futbol dersi verdiler. Topla oynama oranı bir ara yüzde 42'ye düşen Münihliler'in teknik direktörü Felix Magath, maçtan sonra kibarca, "Rakibin baskısına saygı duyarak sahamıza çekildik" dedi.


--------------------
07-07-2008 06:21 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla  Konu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Sürümü Görüntüle
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Üye Ol | Bu Konuyu Favorilerime Ekle

Forumlar Arası Geçişi

visitor stats Eglenceseli